Woody Allen Ve Bazı Filmlerine Genel Bir Bakış

0
395

Sinema severler, Woody Allen’in ismini duyunca akıllarına olumlu ya da olumsuz bir çok şey gelir. Birçokları onu bir sapkın olarak nitelendirsede, aslında onun filmlerini doğru analiz etmiş kişiler onun sapık değil dahi bir kişilik olduğunu bilirler. Hayatında yaşadığı bir çok anektodu filmlerinde bizlere anlatmaya çalışan Woody Allen, yine de sanatseverlerin ve magazin dünyasının hedefi olmuştur.

Evet kendisi bir kadın meraklısıdır ve bunu her filminde bunu bize göstermiştir. Güzel olan her kadını sevebilir ona bildiği şeyleri farklı bakış açılarla öğreterek karşındakine farklı anlamlar kazandırabilmiştir. BKZ: Annie HalMighty AphroditeWhatever Works.

Woody Allen mizah anlayışı bizi gülmekten karnımıza ağrılar girdirecek cinsten değildir, bilakis dingin bir mizah anlayışı vardır, tıpkı ağzımıza aldığımız küçük bir çikolata parçasının dilimizin her alanına temas etmesi gibidir bize veridiği tat. Aynı zamanda gerçekçidir filmlerinde her ne kadar kara komedi barındırsada. Bunun dışında filmlerinde buhranlı kişilikler ve dramlar barındırır. Örneğin Crimes and Misdemeanors – Suçlar ve Kabahatler filmi bu duruma en iyi örnektir. Filmindeki başrol oyuncusunun içsel bunalımları, suçluluk hissi ve kendi geçmişine yaptığı yolculukla, sadece mizahı değil aynı zamanda dram unsurlarını çok iyi işlediğinin bir göstergesidir.

İşte sizin için seçtiğim Woody Allen’in eski filmlerinden bazıları ve fragmanları…

Play It Again, Sam – Yeniden Çal Sam

Aslında bu film Woody Allen’in tiyatro oyunlarından uyarlanan bir filmdir. Yönetmenliğini yine kendisi yaptığı bu 1972 filmde karısı tarafından terk edilen eleştirmen Allan’ı, bu travmatik durumdan arkadaşları kurtarmaya çalışırken ortaya çıkan tuhaf olayları idrak etmeye çalışırız.

 Annie Hall

Woody Allen’a 1978 yılında En İyi Film de dahil olmak 4 Oskar kazandıran film bir çok eleştirmence oldukça başarılı bulunmuştur. Film ayrıca Woody Allen için otobiyografik bir film özelliğide taşımaktadır. Filmin konusu lvy Singer adlı bir komedyenin Annie Hall isimli bir şarkıcıya aşık olması ve buna paralel olarak gelişen olayları esprili bir dille anlatmasıdır.

Interiors – İç Dünyalar

Birbirlerinden farklı karakterlere ve dünya görüşlerine sahip olan üç kız kardeşin hikayesini konu alır. Ancak filmdeki üç ana karakterlerin dışında yan karakter olan annenin yaşadığı psikolojik travma filme yön verir. Woody Allen bu filmde çok fazla gözükmesede yine de her iki kardeşle olan ilişkisi bizi şaşırtmamaktadır.

Radio Days – Radyo günleri

Bu filmi seyrederken sanki Woody Allen çocukluğuna yolculuğa çıkarız. Her ne kadar bir otobiyografik bir film olmasada filmde onun çocukluğu hakkında oldukça bilgi sahibi olabiliriz. Film ana karakter Joe’nun, televizyonun icadından önce geçirdiği çocukluğunda, radyonun çocukluğunu nasıl etkilediğini anlatmaktadır. 1930’lu yılların sonlarında New York’ta yaşayan yahudi bir ailenin oğlu olan Joe şimdilerde o günlerini aklında yer eden farklı hatıralarla anmaktadır. Bu hatıralar radyo üzerine anlatılan çeşitli hikayelerle bir araya gelir…

Manhattan

Woody Allen’ın yönettiği 1979 yapımı bu film romantik drama türündedir. Manhattan’da , 40’lı yaşlarının başında olan Isaac adındaki başarılı bir komedi yazarının hikayesini anlatmaktadır film. 17 yaşındaki bir kızla çıkmakta olan Issac’i etkileyen kişi en iyi arkadaşının metresi olacaktır. Bir yandan çok sevdiği New York’u anlatan bir kitap yazmaya çalışan Isaac, diğer taraftan da ayrıldıktan sonra evlilikleri ile utanç verici şeyler yazan eski karısı ile uğraşmak zorunda kalacaktır.

Crimes and Misdemeanors – Suçlar ve Kabahatler

Benim açımdan Woody Allen filmlerinin en iyilerinden biridir film. Filmde yukarıda bahsettiğim gibi içinde barındırdığı psikolojik gelgitler, paralel hayatlar ve karakterler çok iyi analiz edilmiştir. Birbirinden farklı türlerde iki paralel hikaye içeren film; bir yandan karısını aldatan New York’lu doktor Judah’ın dramatik, bir yandan da evliliği mutsuz giden belgeselci Clifford’ın trajikomik hikayesini anlatmaktadır.

Zelig

Zelig oldukça ilginç bir belgesel vari bir filmdir. İzlerken filmde yaşanan olaylar sanki gerçekte yaşanmış gibi seyirciye aktarılır. Filmde 1920’lerde, sansasyonel bir karakter olan Leonard Zelig, kimle tanışırsa onun karakteristik özelliklerini taklit eden bukalemun vari bir adam başından geçen ilginç hikayeyi anlatmaktadır.

Mighty Aphrodite – Sevimli Fahişe

Evlat edindiği çocuğun bir dahi olduğunu fark eden New Yorklu bir spor yazarı olan Lenny, çocuğu dünyaya getiren esas anneyi aramasıyla başlayan olaylar örgüsüdür film. Lenny, bu çocuğun ailesini bulmak konusunda ısrarcıdır çünkü onların da aşırı derecede zeki insanlar olduğuna inanır. Ancak işler düşündüğü gibi değildir. Çünkü çocuğun annesi olan Linda bir fahişe ve porno yıldızıdır. Bunun da ötesinde kendisi, muhtemelen Lenny’nin gördüğü en aptal kişilerden biridir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here